"Doğru bir düşünce 'yeni' olamaz, çünkü hakikat insan aklının bir ürünü değildir."
"Modern insan kendisini hakikat seviyesine yükseltmeye çalışacağı yerde, hakikati kendi seviyesine indirmek istemektedir."
"Ayrıca her şeyi doğrudan doğruya, kendisi amaç kabul edilen insanın ölçülerine indirgemek istendiğinden, sonunda insanda bulunabilecek en düşük seviyeye kadar aşama aşama inildi ve sadece insan tabiatının maddi yanına ait ihtiyaçların tatmin edilmesine çalışıldı."
René Guénon, La Crise Du Monde Moderne, Modern Dünyanın Bunalımı, 1927.
Haşiye: özellikle belirtmek isteriz ki kitabın ayrı bölümlerinden oldukları için, ardı ardına yazdığımızda mükerrer görünseler dahi tevekkeli değildir.
modernite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
modernite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Kasım 2009 Cuma
1 Kasım 2009 Pazar
Şerh: Adam olacak üslup
Aşağıdaki yazımızın şerhe ihtiyacı olduğunu düşündük, ama söz konusu Guénon'un yapıtı olunca şerhi de ona bırakmayı yeğledik. Şimdiki alıntı aşağıdaki alıntının yapıldığı bölümden...
"Bugün bunca insanın "dünyanın sonu" fikriyle kafasını kurcalaması kuşkusuz rastlantı değildir. Buna bazı bakımlardan üzülebiliriz. Çünkü yanlış anlaşılan bu düşüncenin yol açtığı çılgınlıklar, bunun sonucu çeşitli çevrelerdeki ''Mesih'' ile ilgili taşkınlıklar, çağımızın zihinsel dengesizliğinin doğurduğu bütün bu belirtiler, aynı dengesizliği kesinlikle ihmal edilemez ölçüde artırmaya yarıyor. Bununla birlikte bu durum, göz önüne almadan geçemeyeceğimiz bir gerçektir. Bu tür şeylerle karşılaşıldığında takınılacak en iyi tavır, kuşkusuz bunları önemsiz yanılgılar ve kuruntular gibi görüp, hiç incelemeden basit bir biçimde dışlamaktır. Bununla birlikte, bunlar gerçekte yanılgı da olsalar, en iyisi, onları olduğu gibi ifşa ederek, onları meydana getiren nedenleri ve her şeye rağmen onlarda bulunabilecek gerçekleri, az çok ('öyle ya da böyle' denilmek istenilmiş olabilir *bizim notumuz) bozulmuş da olsa, araştırmaktır diye düşünüyoruz. Çünkü yanılgı tamamen olumsuz bir varoluş tarzı olduğundan, mutlak yanılgıya hiçbir yerde rastlanamaz ve böyle bir şey anlamsız bir laftan ibaret olur. Meseleleri bu tarzda değerlendirerek, bu ''dünyanın sonu'' kaygısının, şu an içinde yaşadığımız genel sıkıntıyla sıkı sıkıya bağlı olduğunu kolayca görürüz: Bazı zihinlerde denetimsiz bir şekilde herhangi bir şeyin gerçekten sona ermek üzere olduğu ön sezisini bulanıkça uyandırarak, o belleklerde çok doğal olarak demin değindiğimiz saçmalıklar şeklinde dışa vuran düzensiz ve çoğunlukla fazla maddileştirilmiş tasvirler oluşturur. Zaten bu açıklama onlar yararına bir özür değildir; ya da en azından sorumlu olmadıkları zihinsel etkinliklere eğilim duyup, ellerinde olmadan yanılgıya düşenler affedilse bile, bu asla yanılgının kendisini affetmek için bir neden olamaz."
René Guénon, La Crise Du Monde Moderne, Modern Dünyanın Bunalımı, 1927.
"Bugün bunca insanın "dünyanın sonu" fikriyle kafasını kurcalaması kuşkusuz rastlantı değildir. Buna bazı bakımlardan üzülebiliriz. Çünkü yanlış anlaşılan bu düşüncenin yol açtığı çılgınlıklar, bunun sonucu çeşitli çevrelerdeki ''Mesih'' ile ilgili taşkınlıklar, çağımızın zihinsel dengesizliğinin doğurduğu bütün bu belirtiler, aynı dengesizliği kesinlikle ihmal edilemez ölçüde artırmaya yarıyor. Bununla birlikte bu durum, göz önüne almadan geçemeyeceğimiz bir gerçektir. Bu tür şeylerle karşılaşıldığında takınılacak en iyi tavır, kuşkusuz bunları önemsiz yanılgılar ve kuruntular gibi görüp, hiç incelemeden basit bir biçimde dışlamaktır. Bununla birlikte, bunlar gerçekte yanılgı da olsalar, en iyisi, onları olduğu gibi ifşa ederek, onları meydana getiren nedenleri ve her şeye rağmen onlarda bulunabilecek gerçekleri, az çok ('öyle ya da böyle' denilmek istenilmiş olabilir *bizim notumuz) bozulmuş da olsa, araştırmaktır diye düşünüyoruz. Çünkü yanılgı tamamen olumsuz bir varoluş tarzı olduğundan, mutlak yanılgıya hiçbir yerde rastlanamaz ve böyle bir şey anlamsız bir laftan ibaret olur. Meseleleri bu tarzda değerlendirerek, bu ''dünyanın sonu'' kaygısının, şu an içinde yaşadığımız genel sıkıntıyla sıkı sıkıya bağlı olduğunu kolayca görürüz: Bazı zihinlerde denetimsiz bir şekilde herhangi bir şeyin gerçekten sona ermek üzere olduğu ön sezisini bulanıkça uyandırarak, o belleklerde çok doğal olarak demin değindiğimiz saçmalıklar şeklinde dışa vuran düzensiz ve çoğunlukla fazla maddileştirilmiş tasvirler oluşturur. Zaten bu açıklama onlar yararına bir özür değildir; ya da en azından sorumlu olmadıkları zihinsel etkinliklere eğilim duyup, ellerinde olmadan yanılgıya düşenler affedilse bile, bu asla yanılgının kendisini affetmek için bir neden olamaz."
René Guénon, La Crise Du Monde Moderne, Modern Dünyanın Bunalımı, 1927.
29 Ekim 2009 Perşembe
Adam olacak üslup
"... yanılgı tamamen olumsuz bir varoluş tarzı olduğundan, mutlak yanılgıya hiçbir yerde rastlanamaz, böyle bir şey anlamsız bir laftan ibaret kalır..."
René Guénon, La Crise Du Monde Moderne, Modern Dünyanın Bunalımı, 1927.
Üsluba dair büyük bir ders veriyor Üstad. Tamamen içi boşalmış ve boş bir laf (kuruntu) olarak kalmış 'entelektüel hoşgörü'nün aslında hangi üslubun yerini işgal ettiğini, defalarca vurguladığı anti-pasifist yaklaşımın kendisi tarafından nasıl meşrulaştırıldığını, ontolojik düzlemde üzerinde durulanın, gayet makul bir biçimde, daha naif düzlemlerde nasıl korunabileceğini gösteriyor. Af dileyerek ve bir kez daha saygıyla...
René Guénon, La Crise Du Monde Moderne, Modern Dünyanın Bunalımı, 1927.
Üsluba dair büyük bir ders veriyor Üstad. Tamamen içi boşalmış ve boş bir laf (kuruntu) olarak kalmış 'entelektüel hoşgörü'nün aslında hangi üslubun yerini işgal ettiğini, defalarca vurguladığı anti-pasifist yaklaşımın kendisi tarafından nasıl meşrulaştırıldığını, ontolojik düzlemde üzerinde durulanın, gayet makul bir biçimde, daha naif düzlemlerde nasıl korunabileceğini gösteriyor. Af dileyerek ve bir kez daha saygıyla...
Etiketler:
anti-pasifizm,
modernite,
Rene Guenon,
üslup,
yanılgı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
