varoluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
varoluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2009 Pazar

küçük matematikçi

"Du point à la ligne". Denis Guedj'in bir oyunu. Sayılar ve matematiksel ile ilgili oyunlar ve edebi türler üretmiş bir bilim tarihçisi ve matematikçi. Bu oyununda Guedj, tümevarımı kendileyin sergileyerek anlatıyor. Oyunda önce bir vardır. Bir geceyle var olur, ancak gün doğmasıyla görünür. Bir kendini o kadar seviyordur ki bir kez olsun kendi yüzüne doyasıya bakamamak içinde hep bir ukte olmuştur. Dünyayı dolaşıp durur. Bir yerde adi bir su birikintisinde kendini görür. "Nergiz, ikiz". İki'yi bulur 'özsever Narcisse'. Su birikintisi parlar, elmas gözünü kamaştırır. Başı döner. Mest! Mest!
Su bulanınca, bir şey çıkar. Üç!

...

küçük matematikçi: Sen de kimsin?
Üç: Benim adım Üç.
Ben sen, sen ve de senim.
km: Ben, ben ve de bensin öyle mi?
Üç: Evet, ben Üçüm; sen, sen ve senim.
km: Geri dönüş yok!
Ok yayından çıktı.

Kythera'ya yolculuk.
Bir durmadan kendini tekrar ediyor.
(küçük matematikçi bir tahtaya şöyle yazar: 1+1+1+1+...)
Bir: Bir, artı bir, artı bir, artı bir. Ben, artı ben, artı ben, (hızlanarak) bir, artı bir, artı bir, artı bir....
Ben artı ben artı ben,
(sakinleşerek) ben de ben, yine ben, hep ben hep ben.
Her zaman ben, dahası da ben cabası da ben, hep daha fazlası!
Öbüründe bir var yalnızca, çokta tek var.

....

kulak asma sen "hep ver!" diyenlere
bu defa verme kendine uluhiyeti
görelim hele bir
vermeyen kendine
uzatabilir mi onu başkasına
candan bir tepside

demiştik tam burada durarak! http://durarak.blogspot.com/2009/10/durak.html

Hiçlemeyen o kadar çoklar ki, o kadar çoklar ki hiçlemeyenler, hiçlikler o kadar çok ki, çoklar o kadar hiç ki, insan birini arıyor...

Büyük matematikçi çok azdır. Ama herkes küçük matematikçidir.

Alıntılar: L'empire des nombres, Gallimard, 1996 veya Sayılar İmparatorluğu, YKY, 2007, Denis Guedj ve One Zero Show veya Du point à la ligne, Le Seuil, 2001, Denis Guedj.

21 Kasım 2009 Cumartesi

başkalık, hiç kimsenin kendini gıdıklayıp da gülmeyi becerememesidir

"Transseksüellik: Eskiden psikotik sanrı olan şey, günümüzde insan haklarından biri sayılıyor. İnsan hakları psikotik bir sanrıya dönüşmüş olabilir mi?"
"Güzelliği yücelik mertebesinde tutmakla yetinmek ve merhametli bir işte onun eşdeğerini bulmamak ahlak dışı bir tutumdur."
"Binyıl öncesinin olayları uzayın boşluğunda bin ışık yılı öncesinde kaldı. Hiroşima bile bizden 60 ışık yılı geride. Hatta az önce yaşadığımız an bizden bir ışık anı uzakta. O halde mevcudiyet diye birşey yok (*mu?). Aramızdaki mesafe sonsuz küçük de olsa hiçbir şey hiçbir zaman mevcut değil: Ne duvar ne de karşımızdaki insan. Hatta bizim varoluşumuz bile; kendi varoluşumuzun çağdaşı olduğumuzu söylemek çok zor. "
"Sonsuza kadar bir soruyla yaşamak, bir cevapla yaşamaktan çok daha iyi."
"Bütün dünya batılı olduğunda, güneş nereden doğacak?"
Jean Baudrillard, Cool Anılar V (2000-2004), Ayrıntı Yayınları 2006

Çağdaşı en iyi okuyan Batılılardan biri olarak tanıdğımız Baudrillard'dan bir kaç alıntı. Noksanı kendisine aittir, belirtmek gerek. Niyetimiz yiğidi öldürmek evet ama hakkını da vermek. Nitekim Türkiye ziyaretinden sonra yakalandığı iki kanser, ona ölümü getirdi. Belki de hakkını önce vermiştik. Geleneği, salt Doğu'nun eline vermemekle birlikte onun geleneği taşımaya daha ziyade layık olduğunu takdir eden herkese ve Baudrillard'a selam ile.